Skip Navigation LinksAnasayfa -> Köpeklerde Cinsellik

Köpeklerde Cinsellik, Üreme, Çiftleşme davranışları, Köpeklerde Cinsel Rahatsızlıklar

  • Köpeklerde Cinsel Hayat ve Üreme Hakkında ->
  • Erkek Köpeklerde Çiftleşme Davranışları ->
  • Dişi Köpeklerde Çiftleşme Davranışları ->
  • Erkek Köpeklerde Üreme Problemleri ve Kısırlık ->
  • Dişi Köpeklerde Üreme Problemleri ve Kısırlık ->
  • Köpeklerde Çiftleşme Güçlüğü ->

KÖPEKLERDE CİNSEL HAYAT VE ÜREME HAKKINDA

Anatomik gelişimini tamamlamış dişi ve erkek bireylerin uygun şartlar altında çiftleşerek sağlıklı yavrular oluşturması tüm diğer türlerde olduğu gibi köpeklerde de üreme olarak tanımlanır. Birey sağlığı ve hayatiyetini doğrudan ilgilendirmese de türün devamını sağlayan temel fizyolojik faaliyet üremedir. Özellikle de insanlar tarafından gerçekleştirilen köpek yetiştiriciliği alanının bir numaralı konusudur. Köpeklerde üremenin patolojisi ( bozukluk yada hastalıkları ) ve psikolojisini incelemeden önce fizyolojisi ile ilgili özellikleri ele alalım.

Köpeklerde ortalama 7-10 ay arası 'puberte' ( yani cinsel erginlik ) gelişir. Ancak ırk iriliğine bağlı olarak bu süre uzayabilir. Çok iri ırklarda 18 hatta 20. aya kadar sarktığı görülmüştür. Dişi köpeklerde pubertenin başladığını ilk kanamanın fark edilmesiyle birlikte kolayca anlayabiliriz. Ancak ilk periyoda ait kanama bazen farkedilmeyecek kadar hafif geçebilir. 'Östrus' olarak adlandırılan bu periyod ortalama üç-dört hafta kadar sürer. Bu süreç yaygın kanının aksine yanlızca kanlı akıntıyla sınırlı değildir. Periyodun İlk haftasında vagen bölgesi giderek şişmeye ve kızarmaya başlar. Haftanın sonuna doğru sulu bir kanamanın başladığı ikinci döneme geçilir. Bu bölüm de ortalama dokuz gün sürer ve kanama azalarak kesilir. Sonrasında da yaklaşık bir hafta kadar vagen ödemli ve kızarık haldedir. Libido yani cinsel istek de özellikle bu dönemde belirginleşir. Zaten ovulasyon ( yani yumurtalıklardan dişi yumurta hücresinin salınması ) da genellikle kanamanın kesildiği bu anda olur. Yoğun kanamanın kesildiği ilk günler hamileliğin oluşabilmesi adına en yüksek ihtimalin geçerli olduğu zamanlardır. Dişi köpeklerde anlattığımız bu olaylar kadınlardaki regl döneminin karşılığı olarak kabul edilir. Ne var ki, insanlardan farklı olarak dişi köpeklerde yumurtlama bu esnada olur. Ve de yine insanların aksine, 'hamilelik' ancak regl esnasında gerçekleşen çiftleşmeyle şekillenebilir. Dişi bireyler için 'libido' yanlızca östrus dönemindeki birkaç gün için hissedilen bir duygudur.Onlar bu dönemde ayrıca 'feromone' adı verilen özel bir tür koku salgılarlar. Erkek köpekler bu kokuyu çok uzak mesafelerden bile kolayca alır ve cezbedici etkisine girerler. Doğada yaşayan köpekler, bu sayede türlerinin devamını garanti altına almayı başarabilmişlerdir. Ancak yine aynı özellik sebebiyle şehrin ortasında dişi köpeğinizi tuvalet ihtiyacı için dışarıya çıkardığınız anda kalabalık bir erkek köpek grubuyla karşılaşabilirsiniz.

Östrus ortalama altı ayda bir olmak üzere senede iki kez tekrarlanır. Ancak çok fazla faktörden etkilenen bu sürenin dört aya kadar inmesi veya on iki aya kadar uzaması mümkündür ve herhangi bir hastalık anlamı da taşımayabilir. Dişi köpek için östrus dönemi, ya yaşanan bir çiftleşme ile bireyin hamile kalması ya da bu hormonal ve fizyolojik olayların sönmesi şeklinde sona erer. Devamında bir sonraki östrusa kadar geçirilen uzun bir cinsel dinlenme periyodu vardır. Dişi için tamamen aseksüel geçirilen bu döneme de 'Anöstrus' adını veriyoruz.

Dişi köpekler daha ilk periyodlarında çiftleşerek hamile kalabilirler. Zaten doğada da genellikle böyle olur. Ancak yetiştiricilikte bu durum pek tercih edilmez. Çünkü dişi birey artık regl olmaya başlamış olsa da sağlıklı bir hamilelik ve doğum süreci için anatomik olarak biraz daha gelişim göstermelidir. İkinci, hatta daha iyisi üçüncü periyot beklenirse anne ve yavrular için çok daha sağlıklı bir hamilelik, doğum ve süt emzirme dönemi yaşanabilir.

Hamilelik oluşması için zamanlamanın en önemli faktör olduğu söylenebilir.Erkek sperma hücreleri rahim ağzına bırakıldıktan sonra kamçı hareketiyle bütün rahimi geçerek yumurta kanallarına kadar tırmanırlar. Burada beş gün kadar hayatta kalırlar. Yani yumurtlamadan beş gün öncesindeki çiftleşmenin hamilelik oluşturması mümkündür. Oluşan yavruların tek babadan yada çiftleşilen tüm babalardan döl alması mümkündür. Dişi köpek birden fazla sayıda yumurta üretir. Bunlardan herbirinin ayrı bir spermayla birleşmesinden oluşan yavruların yanı sıra, döllenmiş yumurtanın bölünmesiyle de ikiz yavruların oluşması mümkündür.

Doğru zamanda gerçekleşen çiftleşme sonrasında erkek birey, üreme fizyolojisinin tamamen dışında kalır. Fekondasyon yani anneye ait yumurtanın sperma tarafından tohumlanmasıyla artık anne ve yavrular için birlikte verilecek uzun bir yaşam mücadelesi süreci başlamıştır. Kayıtlara geçen en çok yavru sayısı 21 yavruyla bir labradora ait olsada yavru sayısı ortalama 2-5 tir. Bu sayıyı etkileyen çokça faktör olsa da başlıcalarının ırk farklılıkları, beslenme ve yaş olduğu söylenebilir.

Köpek türü, dünya üzerindeki varlığını çok eski çağlardan günümüze kadar taşıyabilmesini tamamen üstün üreme yeteneğine borçludur. Her türlü viral-bakterial salgınlar, yetersiz yaşam ve beslenme şartları -doğal afetler hep bu özellik sayesinde kolayca aşılabilmiştir. Hatta çok yaygın bir inanışa göre dinazorların neslinin tükenmesine sebep olan Distemper adlı bir virustur. Bir etobur virusu olan bu etken günümüzdede pek çok köpekte ölümcül hastalıklar yaratmaktadır. Ancak dinazorladakinden çok daha hızlı üremeleri ve yavru sayısı çokluğu, bu virüsün köpek türünü tehtid eder boyutlara gelmesini önlemiştir. Günümüzde de sokakta yaşayan köpeklerin, yetiştiriciler elinde üretilen saf kan ırklara göre çok daha fazla yavru doğurmasının nedeni bu türden faktörlerdir.

Köpek hamileliğinin süresi 57 gün ile 63 gün arasında kabul edilmektedir. Önce ve sonrasındaki birkaç günü aşan süreler, fizyolojik sınırlar dışı kabul edilip herhangi bir bozukluk varlığı araştırılmalıdır. Ortalama 60 günlük olan bu süre genellikle 20 şer günlük 3 safha olarak ele alınır. İlk 20 günlük periyotda yavrular hücresel boyutlarda olduğundan, annede herhangi bir anatomik veya fizyolojik değişim yaratmazlar. Annenin kilosu iştahı ve davranışları tamamen aynıdır. Bu dönemde hamileliği dışardan bakarak hatta klasik yöntemlerle muayene ederek anlamak mümkün değildir. İkinci dönemde yavruların büyüme hızı artar. Özellikle bu periyodun ikinci yarısında annenin iştahında belirgin bir artış olur. Buna bağlı olarak kilo artışı da hissedilmeye başlar. Annenin iştahındaki artışın, gelişmeye başlayan yavruların ihtiyacı olan kalsiyum fosfor gibi önemli minerallerle besin maddelerini sağlamak gibi bir biyolojik sebebi ve gerekliliği vardır. Bu yüzden artık yavaş yavaş beslemeyle ilgili bazı kurallara dikkat etmek önem kazanmaya başlar. Dönemin sonlarına doğru hareketlerdeki yavaşlama ve meme dokularında gelişen ödem dikkat çekmeye başlar. Dış görüntü çok fazla ip ucu vermese de artık el muayenesiyle gebelik teşhisi bu dönemde artık mümkün hale gelmiştir. Son yirmi günlük üçüncü dönemde iştah artışının yanısıra karın bölgesindeki şişkinlik ve memelerdeki yoğun süt salgısı dikkat çeker hale gelmiştir. Gebeliğin sonunda ciddi derecede davranış değişimleri söz konusu olur ve kısa dönemde de doğum şekillenir.



ERKEK KÖPEKLERDE ÇİFTLEŞME DAVRANIŞLARI

Erkek yavru köpekler çoğunlukla seksüel oyunlar yaparlar; birbirlerinin üzerine atlar, bellerine binerler. Bu normal bir oyun davranışıdır; yetişkin olduklarında, seksüel tepkilerin normal olarak gelişmesi için bu tip oyunlar önemli ve gereklidir. Eğer yavru köpekler izole edilir, gruplarından ayrı, tek başlarına bakılırlarsa veya sosyal temasları kesilip, seksüel oyunları engellenirse, ileride erişkin olduklarında seksüel davranışlarda birçok problem ortaya çıkar. Bu dönemde arkadaşları yerine insanlarla oynarlarsa, ileriki yaşlarda cinsel arzuları uyandığında insanların bacaklarına sarılırlar. Buradaki amaç tamamen cinsel arzu olamaz, çünkü bunda çoğu zaman bir cinsel tatmin beklentisi yoktur. İllaki bir tatminden söz edeceksek, bebekliklerinde hemcinsleriyle yapamadıkları cinsel oyunların tatmin edilmesidir bu. Yani bu davranışta amaç çok büyük ihtimalle oyundur.

Normal çiftleşme davranışı olarak yetişkin erkek köpekler ilk önce, dişi köpeğin anogenital bölgesini kontrol ederler. Bunu, çeşitli oyunlar ve dişi köpeğin beline sıçrama denemeleri takip eder. Esas yaklaşma, dişi köpeğin beline çeşitli defalar sıçrama denemelerinden sonra olmaktadır. Çiftleşmeye başlamadan önce birçok başarısız sıçrama denemesi normal bir olaydır. Bu esnada, dişi köpek (tabi ki çiftleşmeye hazırsa!), yaptığı bazı hareketlerle erkek köpeğin işini kolaylaştırmaktadır. Belini eğmekte, kuyruğunu yana çekmekte ve cinsiyet organlarının dışarıdaki bölümlerini oynatmaktadır. Erkek köpekler arasında, çiftleşmeden önce yapılan ön oyunların süresi bakımında önemli farklılıklar vardır. Bazı erkek köpekler hiç oyun yapmadan hemen dişi köpeğin üstüne atlayarak, bazıları ise uzun aşk oyunları sonunda çiftleşirler. Bu bireysel farklılıkların sebebinin büyük ölçüde kalıtsal olduğu ve ırklar arasında da bu tür farklılıkların gözlenebileceği düşünülmektedir.

Dişi genital organa girdikten sonra erkek köpeğin ön ayakları arkaya doğru çekilir, kuyruğu aşağı kıvrılır ve arka bacaklarda boşlukta yürüme hareketi gözlenir. Bazı hayvanlar bu hareketler sırasında ayaklarını o kadar çok yukarı kaldırırlar ki, dengeleri kaybolur. Bu esnada 15 - 20 saniye kadar sürdüğü gözlenen ayak çırpmaları boşalmaya işaret eder. Bu devrede sperma içeren jekulat içeri verilir. Penis, vajina içinde öylesine şişer ki, dişi ile erkek birbirine asılı olarak kalır ve penis, çiftleşme sona erene kadar vajina içinde kalır. Bu esnada dişi köpek genellikle hareketsizdir. Çiftleşmenin sonlarına doğru yere doğru uzanır ve üzerindeki erkek köpeği mümkün olduğunca atmaya çalışır, erkek köpek penis içerdeyken geriye doğru döner ve böylece iki hayvan çiftleşme sonuna kadar kuyruk kuyruğa birbirlerine asılı kalırlar. Çiftleşme sırasında kitlenme denilen olay tam da budur.

Bu tip durumlarda asılma genellikle 10 - 30 dakika devam etmektedir. Ama bazen bir saatte kadar uzayabilir, bu da herhangi bir anormalliğe işaret etmez. Bu asılma sırasında bir miktar prostat salgısı akıtılmaktadır. Asılma olayı penisin şişmesinin yanı sıra vajinal kas kasılmaları ile meydana gelmektedir. Penis şişmesi ise cinsel refleksle penis kaslarının kasılması, gelen venöz kanın geri akımının önlenmesi ve bu arada şişen dokuya arterial kanın pompalanmasıyla oluşur.

Bilinenin aksine asılmanın uzunluğu ile döllenme ihtimalinin yüksekliği arasında bir ilişki yoktur. Bugüne kadar çiftleşme sırasında şekillenen ters asılmanın bir yararı olup olmadığı bulunamamıştır. Tahmin edilen tek fayda, spermanın tekrardan dışarı çıkmasının engellemesi, dolayısıyla içerdeki sperma sayısının maximumda tutalarak döllenme şansının arttırılmasıdır.



DİŞİ KÖPEKLERDE ÇİFTLEŞME DAVRANIŞLARI

Dişi köpeklerin ergenlik çağı (seksüel olgunluk) çoğunlukla 7-12 ay arasındadır (bazı köpeklerde bu sürenin 20-22 aya kadar uzadığı gözlenmiştir). Bu sürenin uzamasınna hastalık, beslenme şekli, ırk farklılıkları, iklimsel farklılıklar, genetik faktörler gibi pek çok neden rol oynayabilmektedir.

Dişi köpeklerin en uygun çiftleşme yaşı genellikle 3 öestrüs dönemi yada 18 ay civarıdır.

Dişi köpeklerde oestrus (Kızgınlık) döneminde hareketlilik ve oyunculuk artar. Dışarı çıkma isteği fazladır. Sokağa çıkıldığında çevredeki erkek köpeklerin normalden çok daha fazla ilgisine şahit olursunuz. Köpeğiniz sürekli ve ısrarlı bir ilgi ve takip altındadır.

Kızgınlık dönemindeki dişi köpekte sürekli yalanma ve temizlenme isteği vardır. Vulva şişkin ve kızarıktır. İlk bir iki gün sarımsı beyaz daha sonra gittikçe koyulaşan kırmızı bir akıntı görülür. Her oturup kalktığı yerde kırmızı bir leke bırakır veya yürürken yerlere kan damladığını görürsünüz. Nadir olarak çok titiz köpeklerde sürekli temizlenme nedeni ile bu tür bir akıntı görmeyebilirsiniz.

Dişi köpeklerin oestrus (kızgınlık) süresi ortalama 21 gündür. İki oestrus dönemi arasındaki süre ortalama 6 aydır. Zaman zaman hormonal bozukluklar, hastalıklar, stres, iklimsel faktörler gibi sebeplerden dolayı bu süre artabilir veya azalabilir.

En uygun çiftleşme günü köpeğin genel yapısına göre değişmekle birlikte oestrus döneminin 9-13 günleri arasıdır.



ERKEK KÖPEKLERDE ÜREME PROBLEMLERİ VE KISIRLIK

Erkek Köpeklerde Anomaliler

Anomali, yavrunun fötal dönemde çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişiminde bazı dejeneratif değişikliklerin oluşmasıyla ortaya çıkar. Anatomik olarak erkek üreme organları dıştan içe doğru; prepisyum, penis, penis kasları, prostat, epididiymis, funiculus spermaticus ve testisler olarak sıralanabilir. Bu genital organlarda normal yapı ve işlevlerinde oluşan her türlü doğmasal bozukluk anomali olarak değerlendirilebilir. Erkek köpeklerde doğmasal olarak şekillenen bu anomaliler çeşitli şekiller de görülebilir. özellikle kriptorşidizm vakaları en sık görülen anomalilerdir. Bunun dışında görülebilecek bazı anomalileri şöyle açıklayabiliriz;

Testis Hypoplasia’sı;

Testislerin gelişmemesidir. Tek taraflı ve çift taraflı olabilir. Testis gelişimini tamamlayamamıştır ve rudimenterdir. Tek taraflı olgularda sperma üretimi olabilir ancak içerdiği spermatozoit sayısı azdır. Genellikle çiftleşme isteği ve çiftleşme vardır. Köpeklerde nadir olarak şekillenir. Tek testis olması durumu monorşidi olarak adlandırılır. şekillenmesinde doğmasal veya edinsel faktörlerin hangisinin etkin olduğu konusu tam olarak belirlenmemiş bir olgudur.

Penis Hypoplasia’sı;

Penisin gelişmemesidir. Bazen kısmi gelişim bozukluğu şeklinde görülebileceği gibi, penisin tamamen gelişmemesi de söz konusudur. Genetik nedenlere bağlı olarak şekillenebileceği gibi çok erken dönemlerde kastrasyon yapılması ve hormonal etki ile de oluşabilir. özellikle kısmi hypoplasie olaylarında çiftleşme ve ejeculasyon güçlükleri görülebilir. Penisin hypoplasia\'sı olaylarına Collie ve Dachsund ırkı köpeklerde daha sık rastlanmıştır.

Retroflexio Penis;

Penisin scrotumun arka tarafına doğru bükülmüş halde durmasıdır. Ender görülmekle birlikte genellikle testis ve penis hypoplasie’si ve kriptorşit ile ilgili olarak şekillenmektedir.

Anorchidie;

Testislerin bulunmamasıdır. Tek taraflı veya iki taraflı görülebilir. Testisler doğmasal olarak şekillenmemiştir ve birincil derecede infertiliteye neden olur.

Hermaphrodismus;

çift cinsiyetlilikdir. Hem erkek hem de dişi genital organlarının birlikte gelişimidir. Nadiren şekillenir. Operatif olarak dişi genital organları alınır ve sadece erkek genital organları bırakılabilir ancak sperm üretimi olmaz. çift cinsiyet olaylarında uretranın penisin ucuna değil de üst veya alt kısmına açılması gibi bir anomali de şekillenebilir. Bu duruma hipospadias adı verilir.

Phimosis;

Prepisyum deliğinin darlığıdır. Penisin dışarıya çıkamaması söz konusudur. Buna bağlı olarak güç idrar yapma söz konusudur. Operatif olarak prepisyum deliği genişletililerek tedavisi mümkündür.

Paraphimosis;

Bazen penis prepisyumdan çıkar ancak geri çekilemez ve bu duruma paraphimosis denir. Ayrıca penisin uzunluğuna veya prepisyumun kısalığına bağlı olarak penis ucu sürekli dışarıda görülebilir. Zorunlu hallerde, özellikle aşırı sarkma söz konusu ise yaralanmalar şekillendiğinden penisin amputasyonu gerekebilir.

Persistent Frenulum;

Penisin prepisyuma yapışık olmasıdır. Normal oluşumunda doğumdan hemen sonra penis frenulum denilen bir bağ ile prepisyuma yapışıktır. Ancak büyüme ile birlikte özellikle de yavru erişkin hale geçtiğinde bu bağ ortadan kalkar. Bazende anomali olarak bu bağ kalır ve penisin dışarı çıkışında güçlüğe ve ağrıya neden olabilir. Operatif olarak tedavi edilebilir.

Azospermia;

Sperm üretiminin olmaması veya spermlerin dölleme yeteneğinin olmamasına denilir. Genellikle testis atrofisine bağlı olarak şekillenebileceği gibi hormonal nedenlerle sperm üretiminin olmaması da mümkündür.

Prepitium Aplasia‘sı;

Prepisyumun olmamasıdır. Nadir görülen bir olgudur. Penis şekillendiği halde prepisyum deliği doğmasal olarak şekillenmemiştir. Boston Terrier ve Pekingeseler genetik olarak predispozedir. Operatif olarak tedavi yapılabilir.

Erkek Köpeklerde Kısırlık

Doğmasal, edinsel ve çevresel çeşitli faktörlerin etkisiyle erkek köpeklerin dölleme yeteneğinin olmaması durumuna kısırlık denilir.

Erkek köpeklerde kısırlığın oluşum nedenleri;

Genetik nedenler
Hastalıklar
Anomaliler
Beslenme ve yaş

Genetik nedenler;

Erkeklerde infertilite sebepleri arasında önemli bir yere sahiptir. Genetik nedenler arasında sayabileceğimiz faktörler:

Erkek köpeklerde çiftleşme isteğinin olmaması
Erkek köpeklerde çiftleşme yeteneğinin olmaması
Spermin dölleme yeteneğinin olmaması

Erkek köpeklerde çiftleşme isteğinin olmaması;

çok çeşitli nedenlere bağlı olarak şekillenebilir. örneğin genital bölgedeki bir yara nedeniyle duyulan ağrı gibi fiziksel bir nedene bağlı olabileceği gibi kötü şartlar veya alışık olmadığı bir ortamda bulunması gibi psikolojik nedenlere bağlı olarakda şekillenebilir. Ayrıca çok genç hayvanlarda erişkinliğe geçmemiş olması ve acemilik gibi nedenlerle de isteksizlik görülebileceği gibi bazen de sadece o dişiyi kabul etmemesi gibi bir nedenle isteksizlik görülebilir. Seksüel isteksizliğin nedenleri genel olarak fiziki ve psikolojiktir. Bu nedenle olumsuz şartlar düzeltildiğinde ve hormon tedavileri ile kolaylıkla giderilebilir ve kalıcı bir infertilite şekillenmez.

Erkek köpeklerde çiftleşme yeteneğinin olmaması;

çiftleşme yeteneğinin olmamasının nedenleri de genellikle edinsel nedenlerdir ve kalıcı bir infertilite söz konusu değildir. Erkek de çiftleşme isteği olmasına karşın ağrıya neden olan; penis yarası, aşırı kilo, eklemlerde ağrı gibi nedenlere bağlı olarak çiftleşmekten sakınabilir. Sebepler giderildiğinde yavru alınabilir.

Spermin dölleme yeteneğinin olmaması;

İnfertilite nedenleri arasında tespiti en güç olan faktördür. çünkü erkekte çiftleşme isteği ve çiftleşme var olduğu halde spermin dölleme yeteneğinin olmaması, az sperm üretimi veya hiç sperm üretilmemesi gibi bir nedenden dolayı bir kısırlık söz konusu olabilir. Bu nedenlerin oluşumunda erkek genital organlarında özellikle de testislerde kalıcı da olabilen fonksiyonel bozukluklar söz konusu olduğundan oluşan kısırlığın giderilmesi mümkün olmayabilir.

Hastalıklar

Genellikle libido düşüklüğüne neden olan ve erkek üreme organlarını etkileyen tümörler, penisin kırılması, hemorajileri, lenf hiperplazileri, prostat yangısı, testis yangısı , prepisyum darlığı gibi nedenlerle infertilite şekillenebileceği gibi aşırı zayıflamaya neden olan kronik ve akut hastalıkların seyri sırasında da geçici bir infertilite gelişebilir.

Penis ve prepisyumda ki yapışmalar, daralmalar, tümörler, penisin felci gibi hastalıklarda tedavi sırasında penis amputasyonu gerekebilir. Böyle bir durumda kalıcı bir infertilite söz konusudur. Penisin Transmisible Veneral Tümörlerinde (TVT) penis amputasyonu yapılmaz ancak bulaşıcı olması nedeniyle çifleştirmeden sakınılması gerekir ki, bu durum da infertiliteye neden olur. Bazende sonda uygulamaları sırasında şekillenen yangılar, yaralanmalar sonucu oluşan hematomlar nedeniyle geçici bir kısırlık görülebilir. Hipotiroidism veya hipofiz bezinin yetersizliği nedeniyle testesteron ve gonadotropik hormon salgısının yetersizliğine bağlı olarak da seksüel isteksizlik gelişebilir ve kısırlığa neden olabilir. Artritis, tendinitis ve omurlarda deformasyon gibi hareket yeteneğini kısıtlayan veya sinirlerin yıkımlanmasına bağlı olarak hareket yeteneğinin kaybı nedeniyle de kısırlık görülebilir.

Anomaliler

Erkeklerde kalıcı kısırlığın şekillenmesinde en etkin olan nedenlerdir. ---cög---unlukla doğmasal olarak şekillenirler ve hemen hemen geri dönüşümleri imkansızdır. Kriptorşidizm anomali olarak şekillenir ve ancak tek taraflı şekillendiği durumlarda yavru alınabilir.

Ancak testislerin hiç olmaması, gelişmemesi veya sonradan atrofiye olması, do---güs---tan tek testis olması, kanalların yapışık veya dar olması, sperm üretiminin olmaması gibi doğmasal veya edinsel nedenlere bağlı olarak gelişen anomaliler de genellikle yavru almak mümkün değildir.

Ayrıca ender olarak görülmekle beraber hermaphroditismus (çift cinsiyet) olaylarında kalıcı bir infertilite şekillenebilir. Anomalilerde genellikle çiftleşme isteği ve çiftleşme vardır ancak yavru almak pek mümkün değildir.

Beslenme ve yaş;

Yetersiz beslenme ve buna bağlı olarak gelişen zayıflık gibi bir metabolik yetersizlik libidonun düşük olmasına neden olur. Ayrıca beslenmenin sperm üretimi ve miktarı üzerine direk etkisi vardır. özellikle protein ve fosfor yönünden zayıf gıdalarla beslenen erkeklerde sperm üretimi düşüktür. A vitamini ve minerallerin düşük alımıda metabolik faaliyetlerin zayıflamasına neden olabileceğinden libidoyu olumsuz etkiler. Yaşlanma ile vücudun genel olarak tüm fonksiyonlarında görülen azalma üreme yeteneğinde de düşmeye neden olur. Endokrin bezlerin faliyetindeki azalmalar, testesteron salgılanmasındaki azalmalar ve yaşlanma ile artan eklem hastalıkları da fertilitenin azalmasına neden olabilir.



DİŞİ KÖPEKLERDE ÜREME PROBLEMLERİ VE KISIRLIK

Dişi Köpeklerde Abortus

Normal bir gebelik sırasında çeşitli nedenlere bağlı olarak yavrunun vaktinden önce uterus dışına çıkmasına yavru atma yani abortus denilir. Erken doğum olaylarını yavru atma olarak değerlendirmemek gerekir çünkü erken doğum olaylarında yavrunun yaşama şansı vardır. Ancak yavru atma olaylarında yavrunun ölümü ve sonra atılması söz konusu olduğundan yavrunun yaşama olasılığı yoktur. Uterus içinde ölen yavru vücut tarafından yabancı cisim gibi değerlendirilir ve dışarı atılır. Yavru atma herhangi bir nedenle gebeliğin ilk dönemlerinde olabileceği gibi daha ileri dönemlerde de şekillenebilir. Bu nedenle de "şu dönemde yavru atma olayları olur" gibi bir sınırlama yapmak mümkün değildir. Bazen yavru atmaların farkına varılmayabilir ve hayvanın hamile kalmadığı düşünülür. özellikle gebeliğin tam olarak tanısının konulamadığı erken devrelerde şekillenen abortus olaylarını belirlemek genellikle atılan yavruların anne tarafından yenilmesi nedeniyle mümkün olmayabilir. Bazende hamileliğin erken dönemlerinde yavruların herhangi bir nedenle ölümü halinde yavru vücut tarafından rezorbe edilebilir ve herhangi bir belirti görülemeyebilir. İleri hamilelik durumlarında rezorbsiyon güçtür ve genellikle abort şekillenir.

Abortusları oluşum nedenlerine göre ; Enfeksiyöz yavru atmalar,Enfeksiyöz olmayan yavru atmalar olarak gruplandırılabiliriz.

Enfeksiyöz yavru atmalar;

Hamile köpeklerde her hangi bir hastalığın etkisi ile şekillenen sistemik bozukluğa bağlı olabileceği gibi uterusta şekillenen enfeksiyona bağlı olarakta gelişebilir. Köpeklerde Salmonella, E.coli, Cmphylobacter, Toxoplasma gondi ve Brucella canis gibi bakteriyel veya Dıstemper, Parainfluensa gibi viral enfeksiyonlar yavru atmaya neden olabilirler. Yüksek beden ısısı, anemi ve dehidrasyon ile seyreden ve genel durumun bozulduğu sistemik hastalıklar sırasında da yavru atmalar şekillenebilir.

Enfeksiyöz olmayan yavru atmalar;

Bu tür yavru atmaların belirgin bir sebebi yoktur. Yaralanma, sert darbe, düşme vb. bir nedene bağlı olarak yavrunun ölmesi, bazende uterustaki bir anomalinin varlığına bağlı olarak yavru gelişiminin durması nedeniyle abortus şekillenebilir. Ayrıca hormonal yetersizlikler, diabetes mellitus gibi endokrin sistemle ilgili bozukluklar, vitamin yetersizlikleri ve beslenme bozukluklarına bağlı olarakta abortuslar görülebilir. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde iştahsızlık, kusma, beden ısısında artma, durgunluk ve abdominal kontraksiyonlar görülmesi abortustan şüphe edilmesine neden olur. Abortuslar da elbetteki en belirgin semptom ölü yavrunun görülmesidir. Ayrıca vajinal akıntıda önemli bir bulgudur. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden veteriner hekiminize gitmelisiniz ve gebeliğin gelişimi hakkında bilgi almalısınız. Bu amaçla yapılacak ultrasonografik bakılar hem yavru hemde annedeki gelişim ve bozukluklar hakkında daha kesin bilgi verebilir. Yavru atma şüphesi olan köpeklerde uterustaki yavruların canlı olduğu tespit edildikten sonra hareketler kısıtlanarak gebeliğin devamına çalışılabilir ve zorunlu olmadıkça medikal bir tedaviden kaçınılmalıdır. Eğer yavru atıldı ise uterusun pyometra veya mumufiye yavru yönünden muayeneleri yapılmalı ve gerekli tedaviler uygulanmalıdır. Uterus içinde atılamayan mumifiye yavruların varlığı gibi bir durum söz konusu ise operatif müdahale gerekebilir. Eğer gebe kalması istenmiyorsa uterus tamamen alınabilir. Ancak tekrar yavru almak isteniyorsa enfeksiyona bağlı bir problem olup olmadığı tespit edilmeli ve tedavisi yapılmalıdır aksi halde tekrarlayan abortuslar kaçınılmaz olabilir. Brucella ve Toxoplazma gibi bir durumun varlığının tespiti ancak serolojik testler ile yapılabilir. Böyle bir durum tespit edildi ise özellikle Brucella varlığında tekrar çiftleştirmekten özellikle kaçınılmalıdır.

Dişi Köpeklerde Anomaliler

Uterus Dışı Gebelik;

Döllenmiş yumurtanın çeşitli nedenlerle uterusa ulaşamayarak başka bir yerde gelişmesine uterus dışı gebelik denilir. Köpeklerde oldukça nadir görülür. Uterus dışı gebelik yerleşim yerine göre 3 şekilde olabilir. Ovarium gebeliği Oviduct gebeliği Abdominal gebelik (Karın boşluğu) Ovarium ve oviduct gebeliği köpeklerde pek gözlenen anomalilerden değildir. Ancak abdominal gebelik görülebilir. Abdominal gebelik ya döllenmiş yumurtanın döl kanalına giremeyip karın boşluğuna düşmesi veya uterusta meydana gelen bir yırtıktan karın boşluğuna düşmesi gibi iki şekilde meydana gelebilir. Abdominal gebelikde, döllenmiş yumurta karın boşluğunda plasenta oluşturarak gelişmeye devam eder. Bu gelişim hiç bir zaman tam bir yavru gelişimi şeklinde olup doğum ile sonuçlanmaz. Çoğunlukla belli bir gelişimden sonra yavru ölür veya mumifiye olur. Uterus dışı gebeliğin teşhisi çok zordur. Annede meydana gelen belirtiler veya karın boşluğunun tesadüfen açılması ile görülebilir.

Mola;

Gebeliğin erken dönemlerinde embriyonun ölmesi ancak yavru zarlarının gelişmeye devam etmesi sonucu oluşan içi sıvı dolu kitlelere mola denilir. Genellikle yavrulardan biri gelişirken diğeri gelişemeyerek mola halinde gözlenir. Tespit edilmesi oldukça güçtür. Ancak doğum sırasında dikkat edilirse görülebilir. Tespit edildikten sonra operatif olarak alınması mümkündür. Yavru Rezorbsiyonu; Gebeliğin ilk dönemlerinde yavrunun ölmesi ve vücudun bu dokuları emmesi ile şekillenen ve nadir görülen bir olaydır. Hiç farkedilemeyebileceği gibi iyi takip edilen periyotlarda kızgınlıklar arasındaki sürenin uzaması ile fark edilebilir.

Mumifikasyon;

Yavru zarları ve yavru yumuşak doku sıvılarının emilmesi sonucu yavrunun sert deri ile kaplanmış iskelet halini almasıdır. Beslenme yetersizliği, hormonal yetersizlik ve trauma nedeniyle oluşabilir. Teşhisi ultrasonografik bakı ile ve bazen cüssesi küçük hayvanlarda elle muayene ile yapılabilir. Bu gibi durumlarda genellikle abortus şekillenir. Ayrıca tespit edildikten sonra operatif olarak alınabileceği gibi hormon uygulanarak suni doğum ile yavrunun atılması da gerçekleştirilebilir.

Maserasyon;

Uterusta ölen yavrunun yumuşak dokularının sulu kahverengi bir kitle halini alması ve yavru iskelet kemiklerinin yumuşayarak birbirinden ayrılmasıdır. Bu erime nedeniyle uterusta iltihabik bir yapı meydana gelir. Annede; sürekli bir sancı, kilo kaybı ve vulvadan gelen zamanla irinli bir hal alan koyu renkli akıntı görülür. Total olarak uterusun alınması tedavinin en iyi yöntemidir.

Dişi Köpeklerde Kısırlık

Dişi köpeklerde çeşitli nedenlere bağlı olarak hamile kalamama ve yavru alamama haline kısırlık denir. Dişi üreme sistemi veya doğuma kadar olan normal evrelerin herhangi bir aşamasında meydana gelebilecek her türlü bozukluk kısırlığa neden olabileceği gibi doğmasal veya edinsel olarak gelişen pek çok yapısal bozukluk da aynı şekilde kısırlık sebebi olabilir.

Dişi köpeklerdeki kısırlık geçici veya kalıcı olabilir. Bazen hamile kalmış ve doğum yapmış bir dişide edinsel nedenlere bağlı olarak daha sonradan oluşan kısırlık vakaları görülebileceği gibi doğmasal anomaliler nedeniyle de kısırlık görülebilir. Sonradan oluşan kısırlıkların tedavi ile giderilme olasılığına karşın doğmasal olan kısırlıkların giderilmesi pek mümkün değildir. Dişi köpeğe bağlı kısırlık nedenleri çok çeşitlidir. Çiftleşmeye engel olan her türlü neden kısırlık sebebi olabilir. Bu nedenle kısırlık sebeplerini aşağıdaki gibi gruplandırabiliriz;

Dişi genital organlarında yapısal bozukluklar
Dişi genital organlarında işlevsel bozukluklar
Beslenme ve çevresel faktörler

Dişi genital organlarında yapısal bozukluklar;

Doğmasal (doğuştan) veya edinsel (sonradan) olarak şekillenebilir. Bu bozukluklar anatomik olarak dişi genital organlarında gelişmiş arazlardır ve genital organlarda normal yapının bozulmasına bağlı olarak fonksiyonel bozukluklar da gelişmiştir. Dişi köpeklerde nadir görülen ancak kalıcı infertiliteye (kısırlık) neden olabilen bu tür doğmasal anomalilerde yavru almak neredeyse imkansızdır. Ancak vulvanın stenozu veya perivulvar dermatitis gibi edinsel bir neden sözkonusu ise uygun bir tedavi ile giderilebilir ve yavru alınabilir.

Dişi köpeklerde nadir olarak görülen hermaphroidismus (intersex = çift cinsiyet), yalancı intersex veya gerçek intersex şeklinde görülebilir. Gerçek intersex vakalarında hem testisler hemde ovaryumlar gelişmiştir. Yalancı intersex olgularında ise yavru iken dişi görüntüsü olan köpeğin erişkinliğe geçtiği dönemde clitorisin büyüyerek gelişmesi ve erkek özelliklerinin görülmesi söz konusudur. Operatif olarak ve hormonal tedavi ile tek cinsiyetli hale getirilebilir ancak yavru almak pek mümkün değildir.

Vulva, vestibulum ve vajinadaki daralmalar ve yapışmalar, tümörler, uterus ile ovaryum arasında geçişi sağlayan ovidukt?da ve uterusta tıkanmalar, vajina tabanında hiperplaziler, uterusun prolapsusu, vajina prolapsusu gibi nedenlerle de infertilite şekillenebilir. Uterus tümörleri genellikle kötü huylu değildir ve yaşlı köpeklerde görülme olasılığı daha yüksektir. Çoğunlukla genital kanalda kanamaya ve pyometraya neden olabilirler. Veneral tümör olarak tanımlanan vajina tümörleri çiftleşme ile kolay bulaşabildiğinden sık görülür ve hızlı bir gelişim ile büyüyerek vajinajı tamamen kaplayabileceği gibi vulvadan dışarı da taşabilir. Kemoterapi ve operatif tedavilerle olumlu sonuçlar alınabilir.

Ovariumdaki gelişim bozuklukları nedeniyle ovaryumların birinin veya her ikisinin olmaması yada ovaryumların gelişmemesi gibi anomalilerde kısırlığa neden olabilir. Ancak ovarium kistleri dişi köpeklerde kısırlığın en sık görülen nedenleri arasında sayılabilir. Ovariumda seksüel siklus esnasında normal olarak gelişen corpus luteumun hormonal nedenlere bağlı olarak kalıcı hale geçmesi ve kistik bir yapı kazanması sık görülen kısırlık nedenlerinden biridir.

Dişi genital organlarında işlevsel bozukluklar;

Çoğunlukla kalıcı olmayan ve uygun tedavilerle yavru alma olasılığı yüksek olan fonksiyonel bozukluklardır. Ancak ovariumla ilgili anomalilere bağlı olarak geliştiklerinde kalıcı bir infertiliteye de neden olabilirler. Örneğin ovariumların olmamasına bağlı olarak yumurta üretiminin yokluğu kalıcı bir infertilite nedenidir. Östrusun olmaması, düzensizliği, kısa sürmesi gibi seksüel siklus ile alakalı bozukluklar infertilite nedenleri arasında önemli bir yer tutar. Dişi köpeğin erginliğe geç erişmesi ve buna bağlı olarak östrusun görülmemesi nedeniyle geçici infertilite yaşanabileceği gibi hipotriodizm, çift cinsiyet, hormon uygulamaları, ovaryumun gelişmemiş olması ve kalıtım gibi nedenlerle östrus hiç görülemeyebilir ve kalıcı infertilite şekillenebilir.

Dişi köpeğin beslenmesi de östrus siklusunda etkindir. Örneğin obez veya kaşektik köpeklerde siklusun düzensiz görülmesi mümkündür. Köpeklerde normal östrus görülmesine karşın bu siklusta ovulasyonun şekillenmeme durumuda söz konusudur. Bu durumda erkek köpekle çiftleşme isteği olabilir ancak yavru alınamaz. Ayrıca "sakin kızgınlık" olarak adlandırılan durumda dişi köpekte ovulasyon ve normal bir oestrus siklusu olmasına karşın kanama görülmeyebilir. Bu durum çiftleşme için uygun günün tespit edilmesinde güçlük yaratabilir. Bu vakalarda dişi ve erkek köpek bir arada uzun süreli tutularak çiftleştirme yapılabilir ve yavru alınabilir.

Ovaryumdaki yapısal bozukluklar, özelliklede kistik ovaryum nedeniyle ovulasyonun olmaması ve bu nedenle infertilite köpeklerde sık görülür. Dış genital organlarda normal östrus belirtileri görülebilir.Yani vulva ve vaginada kızarıklık, ödem ve akıntı vardır. Dişide çiftleşme isteği görülür ancak çiftleşme gerçekleşse bile yavru alınamaz. Operatif olarak kistlerin uzaklaştırılması olasıdır ancak en radikal tedavi şekli ovaryumların tamamen alınmasıdır. Kaynakwh webhatti.com: Vulva, vagina ve uterustaki her türlü yapısal değişiklik çiftleşmeye engel olacağından direkt olarak kısırlık nedenleri olarak sayılabilir. Uygun bir tedavi ile giderilebilirler ve yavru almak mümkün olabilir.

Genital hastalıklar genital kanalı etkileyerek infertiliteye neden olabilirler. Ancak genellikle medikal tedavilere cevap verirler ve uzun süreli uygun tedaviler sonrasında yavru almak mümkün olabilir. Enfeksiyöz karakterli vulvitis, vajinitis, metritis gibi hastalıklar infertiliteye neden olabileceği gibi uterusun kistik hyperplazisi, herpes virus enfeksiyonları ve brucella canis enfeksiyonları nedeniyle de kısırlık oluşabilir. Brucella ve herpes virus enfeksiyonlarında fötal ölüm ve abortuslar nedeniyle kısırlık söz konusudur. Normal bir çiftleşme ve sonrasında hamilelik gelişmesine rağmen uterusta yavrunun ölümü nedeniyle düşük şekillenir. Yine uterus mukozasında enfeksiyonlara bağlı olarak meydana gelen hasarlar nedeniyle yavrunun implante olamaması ve düşük gerçekleşmesi de kısırlığa neden olan faktörlerden biridir.

Beslenme ve çevresel faktörler;

Dişilerin fertilite yeteneğini etkileyen nedenlerden biridir. Yeterli düzeyde protein alamayan dişilerde çifleşme isteği zayıftır. Aşırı beslenme ve fazla kilolarda dişilerde fertiliteyi olumsuz etkileyebilir.Aşırı kilolu dişilerde ovulasyon yeteneği düşük olabilir. Buna karşın östrus belirtileri görülmeye başlanıldığında enerji düzeyinin artırılması ovulasyon yeteneğinin yani yumurta sayısının artmasına neden olacağından faydalıdır. Aşırı kilonun olduğu kadar ileri derecede zayıflığında kısırlığa neden olduğu bir gerçektir. Yeterli yumurtlamanın olmaması , iskelet ve kas sisteminde zayıflık gibi nedenlerle çiftleşme olamayacağı gibi yavru almakta oldukça güçtür.

Bazı dişiler görünürde hiç bir neden olmadığı halde erkek köpeği kabul etmeyebilir. Bu durum sadece o erkek köpek ile ilgili olabileceğinden başka bir erkek seçmek durumun çözümü için faydalıdır. Ayrıca dişiler kendi ortamlarında daha rahat olacağından mekan değişikliği gibi bir nedenle çitleşmeyebilirler. Aşırı soğuk ve ışığın yetersiz olduğu bir ortamda barınan dişilerde ovaryumun yetersiz uyarım alması nedeniyle ovulasyon yeteneği zayıflar ve düzensiz östruslar şekillenebilir. Ortam düzeltilerek şartlar uygun hale getirildiğinde sorun ortadan kalkabilir.

Tüm bu nedenler yanında unutulmamalıdır ki metabolizmanın yaşlanma ile beraber yavaşlaması söz konusudur ve tüm bedensel fonksiyonlarda olduğu gibi seksüel siklusta da azalma olacağından ileri yaşlarda yavru alma olasılığı daha düşük olacaktır.



KÖPEKLERDE ÇİFTLEŞME GÜÇLÜĞÜ

Çiftleşme güçlüğüne sebep olan etkenler; erkek ve dişi köpeğin acemiliği, psikolojik problemleri, dişinin çiftleşmeye hazır olmaması (Kızgınlık döneminde olmaması), vulva'nın stenozu ve vestibular konstriksiyon, dişi/erkek büyüklüğündeki uyumsuzluk, çiftleşmede kilitlenmenin olmaması, vagina'nın prolapsusu veya hiperplazisi ve vagina tümörleri şeklinde sıralanabilir.

Çiftleşmede başarısızlığın önüne geçebilmek için dişinin tam östrüste olup olmadığı araştırılmalıdır. Fiziki engeller ortadan kaldırılmalıdır. Gerekiyorsa dişiye trankilizan verilmelidir. Değişik erkek köpek denenebilir. Bunların hiçbirinden istenen sonuç elde edilemezse suni tohumlamaya başvurulabilir.




Köpeğime eş, köpeğime eş arıyorum, cins köpeğime eş arıyorum vb. diyorsanız; doğru yerdesiniz !!!
Copyright © 2011 kopegimees.com
Anasayfa    Üye Ol    Üye Girişi    Üyelik Sözleşmesi    Detaylı Arama    İletişim    Hakkımızda    Site Haritası